Ara

Büşra Şahin

"Bütün sanatlar gibi edebiyat da hayatın yetmediğinin bir itirafıdır."

‘Kuru Su’, Çıplak Kadın

İnsanın özü gereği doğaya ne kadar bağlı olduğu ve hırsı gereği bağlı olduğu doğayı ne kadar yıprattığı büyük bir tezat. İnsan varlığının en tehlikeli arzularından olan tahakküm isteği, kendini en çok doğaya verdiği zararda gösteriyor. Değiştirip dönüştürebilmenin verdiği baş döndürücü... Continue Reading →

Reklamlar

Tekdüzelikler silsilesi: ‘Kıymetli Şeylerin Tanzimi’

Yaşadığımız hayatlar çoğunlukla tekdüzelikten ibaret aslında. Ne kadar farklı olmaya çabalasak veya hayatımıza sıra dışı anlamlar yüklesek de bu farklılığın kendisi de bir süre sonra sıradanlığa dönüşüyor. Gerek kişisel gerek toplumsal kimliğimizdeki yükselmeler, düşüşler, durgunluklar olağanüstü değiller. Sezen Ünlüönen’in İletişim... Continue Reading →

Kabuklara sığmayan, kadından aileler

Kim bilir, kim bilebilir sıradan bir ailede büyümenin verdiği o dünyalara sığmaz güveni. Kim bilebilir… annenin asla delirmeyeceğini, babanın her akşam eve döneceğini ve kardeşinin hiç terk etmeyeceğini bu kabuğu? Öyle sarsılmaz bir inanç. Öyle keskin bir bilgi. Ve genç... Continue Reading →

Sâdık Hidâyet, Hayyam ve benzerlikler üzerine

“Doğunun Kafka’sı” olarak da anılan Sâdık Hidâyet 1903’te Tahran’da doğdu ve 1951’de Paris’te intihar ederek son verdiği yaşamı bunalımlarla geçti. Çağı tarafından anlaşılmayan çoğu yazar gibi… Hidâyet’in yaşamı Hidâyet’i anlamak için öncelikle hayatının kısa bir özetine bakmakta fayda görüyoruz: Seçkin... Continue Reading →

Toplumsal belleğin ‘Aşağıdan’ yansıması

1981’de Ardahan’da doğan, felsefe ve tarih eğitimleri sonrası yüksek lisans eğitimine başlayan Hüseyin Edemir, eğitimi sırasında 2010 yılında tutuklandı. 2011 yılında özgürlüğüne kavuşsa da 2012’de Yargıtay tarafından onanan cezası yüzünden kaçak duruma düştü. Hüseyin Edemir’in 2015 yılında basılan romanı ‘C-84’ten... Continue Reading →

Yakup ile Poprişçin’in akrabalığı ve karanlık dağ yolları

Hüseyin Kıran’ın Sel Yayınları’ndan çıkmış son romanı Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor alışık olmadığımız bir dille anlatılmış bir yolculuğun romanı. Görevi, Kapı Zabiti ile Defter Zabiti arasında isim taşımak olan ve zamanla elçilik göreviyle taltif edilen devlet memuru Emin oğlu Yakup’un... Continue Reading →

İki Kuşaktan İki Kadının Hikâyesi: Silahı Seçmek

Algıladığımız zaman ile rasyonel zaman aynı değildir. Algılanan zamana hatıralar/çağrışımlar karışıyorsa zihnimizdeki zaman akışı daha da karmaşıklaşır. Çevremizdeki uyarıcılar yüzünden zihnimizdeki zaman artık bulanık bir akıştadır ve olaylar birbirinden ayırt edilemez hale gelir. Edebi eserlerde de üzerinde sıkça oynanan bir... Continue Reading →

Güneş ve Ay’ın hikâyesi ‘Mem û Zîn’, Selim Temo çevirisiyle Türkçede

Kürtçe edebiyatın Türkçeye aktarılması büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor. Birbirini çok verimli şekilde besleyebilecek bu iki edebî çevrede alışverişin olmaması üzücü bir gerçek. Kürtçe-Türkçe çeviri yok denecek kadar az. Bilinen birkaç önemli Kürt yazar dışında (Mehmed Uzun, Melayê Cızîrî,... Continue Reading →

BİR KARŞITLIK ROMANI: ROSA ile EJDER

Zıtlıkların ve mücadelesi/çatışması hayatımızın (gerek içsel gerek dışsal) en önemli mücadelesidir. Zıtlıklar arasında bir seçim yapmak zorunda olmasak bile onlar hep oradadır: iyi-kötü, kadın-erkek, sakinlik-çılgınlık gibi düşündükçe farkına daha çok vardığımız çatışmalardır bizi şekillendiren. Orhan Çetinbilek’in 2013 yılında Yitik Ülke... Continue Reading →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑